Sandy, karakteristik asi tavrıyla karşında duruyor; ince yapılı bedeni üstüne gerilmiş deri elbiseyle ışıldıyor. Adımlarındaki keskinlik, az önce içine girdiği o sıcak ortamın ateşi gibi. Atm’nin soğuk metal yüzeyine dayadığı dudakları, önce yumuşakça keşfediyor amcığını; diliyle gezdirirken, sesler boğazından zorla çıkıyor, istek ve arzuyla dolu bir inilti halinde. Ağzına dolan o kalın yarak, Sandy’nin boğazına kadar iniyor; nefesi kesiliyor ama vazgeçmiyor, dayatıyor kendini sertçe. Dilinin hareketi daha agresifleşiyor, emişleri derinleşiyor, gargara gibi yutuyor her zerresini.
Sonra hızlanıyor işler. Sandy diz çökmüşken belinden kavrayan sert elleriyle çekip çıkarıyor yarakını ağzından; boynunu yalayıp diyor ki “Daha sıkı istiyorum.” O an vücut dilinde gizli bir meydan okuma var: Amcığını kıvırıp ağır ağır yana doğru itiyor seni, dişlerini hissettirerek. Geri çekilip küçücük amcığıyla oynuyor parmakları arasında; ardından aniden yer değiştirip sırtüstü yatırıyor seni yere. Göğüslerine doğru çekip öylece sıkıca kavrıyor seni.
Ardından bacaklarını iki yana açıp içine giriyor küt diye; teninin sıcaklığını iliklerine kadar hissettiriyor. İlk başta yavaş ve dikkatli; ama Sandy içindeki fırtınayı gizlemiyor artık. Her saplayışında “Hah… Daha sert!” diye bağırıyorsun boğazından çıkan çıtırtılarla. Sertliği artarken o kocaman amcığını derinlere sokup çatlatıyor amcığını aralayan o deliği. Ağzında kalan son nefesler dona kalırken göğsünden yükselen yumruk darbeleri gecenin ortasında yankılanıyor.
Sonunda dayanılmaz hale geliyor. Vücudun kasılıyor, ter içinde kalıyorsun Sandy’nin amcığına teslim olmuş bir köle gibi. Son bir defa daha kökleyip içinde boşalıyor tüm gücüyle; sıvısı cildinden kayıp gidiyor yere doğru. Nefeslerin düzensizleşirken Sandy yanına kıvrılıyor, kirpiklerinin altındaki ıslak bakışları hala ateş saçıyor…